Tüp bebekte longevity dönemi
KKTC'de düzenlenen 5. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği kongresinde, uzun ve sağlıklı yaşam akımının üreme tıbbına yansımaları tartışıldı. Yumurta gençleştirme, kilo kontrolü ve PRP uygulamaları öne çıktı.
Anne olma yaşının giderek ilerlediği günümüzde, tüp bebek tedavilerinde 'longevity' yani uzun ve sağlıklı yaşam odaklı yeni bir dönem başladı. KKTC'de gerçekleştirilen 5. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) kongresinde, bu alandaki bilimsel gelişmeler ve klinik uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Kongrede, yaşlanma sürecinin yavaşlatılması amacıyla geliştirilen yöntemlerin, kadın üreme sağlığı ve gebelik şansını artırmak için nasıl kullanılabileceği detaylıca ele alındı. Uzmanlar, hücre düzeyindeki yenilenmenin doğurganlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti.
Sözcü'de yayınlanan habere göre, TÜBİD Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, sağlıklı yaşlanma çalışmalarının artık üreme tıbbında da aktif olarak kullanılmaya başlandığını vurguladı. ABD'deki Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emre Seli ise longevity kavramının, yaş ilerlese bile vücudun daha genç kalmasını sağlayan bilimsel yöntemleri kapsadığını belirtti. Seli, yumurta yaşlanmasının kadın üreme sağlığındaki en kritik sorunlardan biri olduğuna işaret ederek, bu alanda yürütülen araştırmaların deneysel modellerde devam ettiğini aktardı.
Prof. Dr. Emre Seli, enerji metabolizmasını iyileştirmenin hem genel hem de kadın üreme sağlığında genç kalım için önemli bir rol oynadığını ifade etti. Hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerin oksijen miktarının artırılması ve sağlıklı hale getirilmesinin, hücrelerin genç kalmasını sağladığını kaydeden Seli, bu sayede üreme sağlığının da korunabileceğini dile getirdi. Amaçlarının mitokondri fonksiyonlarını iyileştirerek yumurta ve embriyo sağlığını artırmak olduğunu belirten Seli, organizma ve yumurta yaşlanmasını düzenleyen sistemler arasındaki benzerliklerin de incelendiğini sözlerine ekledi.
Yaşam tarzı değişikliklerinin ve takviye desteğinin önemine değinen Prof. Dr. Emre Seli, az kilo, egzersiz ve kas yapmanın kemik erimesini azalttığını ve nörolojik fonksiyonları iyileştirdiğini vurguladı. Uzman önerisiyle vitamin, mineral, protein, amino asit ve yağ asidi içeren takviyelerin alınmasının, mitokondri enerji metabolizmasını düzeltmede etkili olabileceğini söyleyen Seli, 110 yaşına kadar yaşamak yerine sağlıklı ve fonksiyonel kalmanın hedeflendiğini aktardı. Bazı kişilerin ileri yaşlarda çocuk sahibi olmak istemesi nedeniyle 'hücreleri nasıl genç tutarız' sorusuna odaklanıldığını ifade etti.
Tüp bebek tedavisi öncesi kilo vermenin doğurganlık üzerindeki etkileri de kongrenin gündem maddelerinden biri oldu. TÜBİD İkinci Genel Başkanı Prof. Dr. Hulusi Zeyneloğlu, ideal kiloya ulaşmanın tedavi başarı oranını artırdığını ve gebelik sürecinin sağlıklı yönetimi için kritik olduğunu belirtti. Obezitenin insülin direnci, diyabet ve hormonal dengesizliklere yol açarak üreme sistemini olumsuz etkilediğini kaydeden Zeyneloğlu, kilo verildikçe bu tabloların düzelebildiğini anlattı. Yüksek protein, sebze, meyve ve tam tahıl içeren beslenme düzeninin üreme sağlığını iyileştirebileceğini vurguladı.
GLP-1 grubu zayıflama iğnelerinin doğurganlık ilacı olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu ilaçlarla kilo veren bazı kadınların kendiliğinden gebe kalabildiği ancak gebelik şansındaki artışın ilacın kendisinden değil, kilo kaybıyla gelen metabolik ve hormonal iyileşmeden kaynaklandığı belirtildi. İlaçların doktor kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmaması gerektiği uyarısında bulunuldu. Ayrıca, embriyonun rahme tutunması için endometriumun belirli bir kalınlıkta olması gerektiği, bu kalınlığın sağlanamaması durumunda yeni yöntemlerin devreye girdiği ifade edildi.
Rahim içi yapışıklığı veya ameliyat geçmişi olan hastalarda endometrium kalınlaşmaması sorunu için endometriyal PRP enjeksiyonu uygulamasının öne çıktığı bildirildi. Prof. Dr. Bülent Tıraş tarafından başarıyla kullanılan bu yöntemin, uluslararası bir dergide yayınlandığı ve verilerin yöntemin etkinliğini doğruladığı aktarıldı. Aynı PRP yönteminin testislerde de uygulandığı ve bu çalışmanın da uluslararası iki saygın dergide yer aldığı kaydedildi. Uzmanlar, embriyonun bağlandığı endometrium bölgesinin yenilenmesinin gebelik sürecinde belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.
TürkAta Haber Ajansı
Bursa Gündemi